emir kipi tutuşturdular elime. sır doluydu içi, sonra aldım onu bir küpe koydum, oldu sana sır küpü. küpemi koyduğum yeri unuttum, küpümü de kırdım attım. sırlar uçtu coştu, kaydı gitti ellerimin arasından. sırdım bugün, heryeri sırdım yavaşça, sırmak kolay da değil hani. sırdım dün, heceledim ama çözemedim kendimi. ağladım sonra, gözlerimden sırlar döküldü. sır sardı her yeri, kimisi kaydı düştü, kimisi bilemedi gitti. emir kipim yumuşadı, sırlarım döküldü, etraf kirlendi battı. sinirlendim sırrımı verdim bir arkadaşa, ama taşıyamadı ağır geldi ona, o da gitti sattı sırrımı pazarda. çok alıcısı çıktı sırrımın, zengin bir tüccar aldı onu götürdü sırlar ülkesine. benim sırrım da orada yeni arkadaşlar buldu ve çok mutlu oldu. ben de artık sırrım olmadığı için rahatladım. şimdi sırmıyorum artık, sadece dinleniyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder