20 Mart 2009 Cuma

patlama

hayırsız günlerdeyim. hecelerim donmuş. anlamıyorum sıkıntılarımı. dökülüyor harfler gözlerimden, ama birleştiremiyorum onları. dokunmak ten yakıyor bugünlerde. havaya yazıyorum hüzünlerimi, arkamda hiç kanıt bırakmamak için. kanıt olursa etim deşilir. üzgün kelimeler tenimi kanatıyor. ama hiç akmıyor kan dışarı. kanamak içeride, çünkü kanamak ayıp. yaralar bile utanmış bu arsız yalanlardan. utanç dolu anılar var belleğimde. ama bazen de an(ı)sızım gibi hissediyorum. biriktiremedim. ama neyi? bilmiyorum. bencil değilim, ben/cil konuşma gayretindeyim. acı dolu sayfaları yakacağım günlüğümün, kimse okumasın onları yoksa çok utanırım. utanmaktan ölürüm, utançtan değil. hiç yaşanmamış saymak istediğim anlarım var. bu kendimle hesaplaşma zamanı. hesabı kapatamadım bir türlü. içsel değerlerim yetmedi çünkü. kötü anlar illet gibi. huzursuz uykular var koynumda. geceler ıssız, hecesiz geçiyor. içimin volkanı patladı artık. lavlar eritti tüm umutları. ben hayallerimi bir doğal afette kaybettim. enkaz altındalar çokça. üzüldüm pekçe. pekiştirme harfleri ne kadar hüzünbaz. ince bir hüzün sızıyor bileklerimden. dışarı akıtmak lazım üzüntüleri. içim öldü, içimin üzüntüleri beni öldürdü. kara(m)/sardım ben. ne acımasız şu hayat. sabahlar ümit vaadetmiyor bana. gün yüzünü geceye çevirmiş çoktan. aydınlık bulanmış karanlığa. acı çok var, bitmek istiyorum, tükendi kelimelerim. kalmadılar, saydam oldular, uçup gittiler...

Hiç yorum yok: