ne demişler, insanoğlu düşünen bir hayvandır...doğru demişler...hepimiz birer hayvan değil miyiz? modern dünyanın değişmeyen ekseninde çıkarcı birer yaratığa dönüşmedik mi? bedensel zevkleri her şeyin üstünde tutan, her daim hazzın doruğuna çıkmaya çalışan, dinmeyen bir açlıkla etrafına saldıran, bencil birer hayvanız bizler. pornografik yaşamlar sürüyoruz hayatın izdüşümünde. çirkin elbiselerimizle içgüdüsel hareket ediyoruz. evet, adına ''beden'' denilen elbiseler giymişiz hepimiz, şıklığımız tamamlansın diye de hergün farklı bir maske takıyoruz, aynen ortaçağ soyluları gibi...hayatsal fonksiyonlarımız bir cenininkiyle aynı, ama masumiyetimiz ise asla değil. yitip giderken yaşamın tozları arasında, arkamızda bir kaos ortamı bırakıyoruz. kirlenmişiz, bedenlerimizi sunmuşuz alçakça zevklere, ruhumuzu ise çoktan satmışız şeytana...varoluşsal problemlerimiz yıkmış bizi çürük bir bina gibi, kalbimiz ise parçalanmış, et pazarında satışa çıkmış...iğrenç bir haldeyiz ve bu iğrençliğin farkında olmayacak kadar da düşkünüz...hayvanları rahat bırakalım,halen düşünebiliyorsak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder